25 Temmuz 2026 Cumartesi

Muhteşem Bir Eser: II. Bayezid Külliyesi

 


Türkiyemizin her bir köşesi kendinizi tarihin derinliklerine götüren mekanlarla dolu. İster Anadolu’nun en doğusuna gidin, isterseniz Trakya’nın en batısına uğrayın, her yer tarih, her yer anı, her yer muhteşem eserler…

Bu yıl yurt içi gezilerimizin birincisi Trakya Bölgesi’nden Edirne’ye idi. Edirne’ye günümüz koşulları ile bakarsak, sadece sığ bilgiler ve görsellerle değerlendirme yaparız. Haliyle binlerce yıl geçmişe dayanan tarihi mirasa ayıp etmiş oluruz. Hele bir de Osmanlı İmparatorluğu’nun başkentlerinden birisi oluşunu unutursak, tarihimize saygısızlık yaparız.

Edirne I. Murad döneminde fethedildikten sonra 1365-1453 yılların arasında tam 88 yıl Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmıştır. Edirne’yi ziyaret ederken bu pencereden bakarak gezmenizi ve görmenizi dilerim. Ve tabii ki Balkan Savaşları dönemini de unutmayalım.



Edirne’de Osmanlı Dönemi’nden kalan eserleri gezerken ilk ziyaret ettiğimiz yerlerden birisi II. Bayezid Külliyesi’ydi. II. Bayezid Külliyesi Tunca nehrinin kuzey kıyısında, akarsuyun hemen kenarında inşa edilmiş.

Peki bir külliye denilince hangi kısımları vardır, geçmişte hangi amaçla yapılmıştır diye düşünmek gerekiyor. Günümüzün bakış açısı ile sadece tarafgirlik penceresine mahkum olabiliriz.

Bu Külliye kampüsünde misafirhane (tabhâne), aşhane (imaret), mutfak, erzak ambarı, medrese, dârüşşifâ (hastane) ve hamam bulunuyormuş. Bulunuyormuş dememizin sebebi artık bazı kısımların günümüze ulaşmamasıdır. Örneğin güney kısımda bulunan hamam artık yok.


Bayazid Han, Kili ve Akkirman seferine çıkmak üzere 1484 yılının Mayıs ayında Edirne’ye geldiği günlerde yapıların temelini attırmış. Cami kitâbesine göre 1487-88 yılında tamamlanmış. Diğer binalarında hemen hemen aynı tarihlerde bitmiş olduğu kaynaklarda not düşülmüş.

Medrese kısmını merak edenler o dönemlerdeki medreseleri lütfen araştırsınlar. Eğitim var. Hem de o dönemi için harika bir eğitim. Din eğitimi var. Bazı mesleklerin eğitimi var. Tıp eğitimi var. Bununla ilgili bilgiler dârüşşifâ binasında sergileniyor. Lütfen ziyaretiniz sırasında görmeyi unutmayın.

Eğer bir külliye var ise mutlaka bir de vakıf kurulmuştur. Bu külliye içinde vakıf var. Çünkü bu yapıların ve hizmetlerin devam etmesi gerekiyor. Eğer bir vakıf varsa akarları da vardır. Yani daimî gelir kaynakları mevcuttur. Bu külliye için yapılan araştırmalarda üç vakfiyesi tespit edilmiş. Nereden ne kadar gelir geleceği ve kime ne kadar ödeneceği de belirtilmiş.


Külliye içinde bir de harika bir mimari eser olan camii var. Cami varsa kitabe de var. Zenbilli Ali Efendi tarafından yazıldığı bildiriliyor. Büyük seyyahımız Evliye Çelebi buralara da geliyor ve yazdığına göre avluya dikilmiş 4 adet selvi ağacı Sultan Bayezid tarafından dikilmiş.

Sultan Bayezid tarafından yapılan bu Külliye Balkan Savaşları sonrasında kötü dönemler de yaşamış. Tunca nehri taşkınlarından bu mekanın büyük zarar gördüğü kayıtlarda bildirilmiş.

Açıkçası bir tarihçi edasıyla yazacak değiliz. Sadece Edirne’ye yolu düşenlere ya da Edirne’de gezilecek yerler neresidir diyenlere bir adres sunmak için satırlara dökme hissidir bu.

Bugün caminin sadece turistik ziyaretçileri daha fazla. Daimi bir saf bile cemaati yok. Kırkpınar güreşlerinde 3-5 gün caminin daimi cemaatinde artışlar oluyor. Malum Kırkpınar güreşleri yakın bir alanda, saray içi er meydanında yapılıyor.

Peki Edirne’de gezilecek görülecek yerler neresidir, aşağıya birkaç yeri not düşelim:

ü  II. Bayezid Külliyesi

ü  Selimiye Camii ve etrafındaki diğer tarihi yapılar

ü  Üç Şerefeli Camii

ü  Eski Camii

ü  Hıdırlık Tabyası

ü  Rüstem Paşa Kervansarayı

ü  Meriç ve Tunca nehirleri

ü  Mecidiye Köprüsü

ü  Karaağaç Tren Garı

ü  Enez Kalesi


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder